05.28ATATÜRK’ÜN İLKE VE İNKILAPLARI
ATATÜRK’ÜN İLKE VE İNKILAPLARI
Mustafa Kemal PaÅŸa’nın önderliÄŸinde 1919 yılında baÅŸlayan Ulusal KurtuluÅŸ Savaşımız 1922′de tamamlandı. Osmanlı Devleti yöneticileri bu savaşın önderleri hakkında ölüm fermanları imzalamaktan çekinmediler. KurtuluÅŸ Savaşı bittiÄŸi zaman bir yanda Büyük Millet Meclisi Hükümeti, öte yanda Osmanlı Saltanatı vardı. Büyük Millet Meclisi’nin 1 Kasım 1922 günü kabul ettiÄŸi bir yasa ile tarihimizde saltanat dönemi kapandı. Yeni bir dönem baÅŸladı. Osmanlı Saltanatının kaldırılmasından sonra 1921 Anayasası’nda deÄŸiÅŸiklikler yapıldı. 29 Ekim 1923 günü Türkiye Devleti’nin hükümet ÅŸeklinin Cumhuriyet olduÄŸu kabul edildi.
Cumhuriyetin ilanı ile tarihimizde Cumhuriyet Dönemi başladı.
Hukuk Alanında Yapılan Değişiklikler :
Cumhuriyet öncesinde yargı işleri din adamları tarafından görülürdü. Kadı adı verilen yargıçlar din kurallarına göre karar verirdi. Hukuk alanında yapılan değişiklikle eski mahkemeler kapatıldı. Eski yasalar yürürlükten kaldırıldı. Uygar ulusların yasaları örnek alınarak boşanma, miras, ceza hukuku yeniden düzenlendi. Hukuk devrimi ile kadın - erkek arasında eşitlik sağlandı. Miras konusunda kadın ve erkek eşit pay almaya başladı. Kadınlar da erkekler gibi seçme ve seçilme hakkına kavuştu.
Eğitim Alanında Yapılan Değişiklik :
Osmanlı Devletinde eğitim sistemi dinseldi. Mahalle okulunu bitirenler isterlerse öğrenimlerini Medreselerde sürdürürlerdi. Medreselerde genel olarak dini bilgiler öğretilirdi. Bu öğrenim kurumlarında tekniğe, bilime önem verilmezdi. Medreselerin yanı sıra İmparatorluğun devlet işleri için kurulmuş Enderun adlı Saray Okulu vardı. Çok sonraları Tanzimat Döneminde Ortaokul dengi Rüştiye, Lise dengi İdadi ve Sultani okulları açıldı. Daha sonra Tıp, Harp Okulu, Mülkiye Okulları kuruldu.
Cumhuriyet döneminde dine bağlı eğitim sistemine son verildi. Eğitim kurumlarında bilimsel yöntem ve ilkelere dayalı eğitim çalışmaları başladı. Tüm okullar bu ilkelere göre yeniden örgütlendi.
Atatürk eÄŸitime, öğretime çok önem verdi. BilgisizliÄŸi kısa yoldan çözmek, okuma yazmayı kolaylaÅŸtırmak amacı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Kasım 1928 tarihinde Türk Alfabe Yasası’nı kabul etti. Bu alfabe ile okuma yazma öğrenilmesi için Ulus Okulları açıldı. Bütün yurtta okuma yazma öğrenme çalışmaları baÅŸladı. Atatürk, Ulus Okullarında Başöğretmen olarak dersler verdi.
Harf deÄŸiÅŸikliÄŸini, dilde özleÅŸme izledi. Arapça ve Farsça sözcüklerden oluÅŸan Osmanlıca yerine Türkçe konuÅŸulup yazılmaya baÅŸlandı. Atatürk Türk Dili’nin benliÄŸine kavuÅŸma çalışmalarını yürütmek amacı ile 12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti’ni kurdu. Dilimiz yabancı sözcüklerden arındı.
Ekonomik Alanda Yapılan Değişiklikler :
Lozan Barış Antlaşması ile yabancı uyruklulara tanınan kapitülasyon ayrıcalıkları kaldırıldı. Ülkemiz kendi zenginlik kaynaklarına sahip çıktı. Her alanda devlet öncülük etmeye başladı. Bankalar, fabrikalar kuruldu. Modern tarım çalışmalarına başlandı. Yollar, özellikle demiryolları yapımında büyük çaba gösterildi. Böylece yurdun en uzak yerlerine ulaşma olanağı hazırlandı. Ekonomik bağımsızlığımız kazanıldı. Ekonomik alanda sağlanan bu başarılar sonucu yurdumuz bayındırlaştı. Ulusumuz zenginleşti. Halk için ağır bir yük olan aşar vergisi kaldırıldı. Çağdaş vergilendirme yöntemleri uygulanmaya başlandı.
Sosyal Alanda Yapılan Değişiklikler :
Atatürk, ulusumuzun uygar uluslar düzeyine ulaşması için, sosyal alanda da köklü değişiklikler yaptı. Yeni okullar açtı. Hastaneler, dispanserler kurulmasını sağladı. Güzel sanatların gelişmesi için gerekli girişimlerde bulundu. Konservatuar kuruldu. Stadyumlar, spor alanları, kapalı spor salonları yapıldı. Uygar bir toplum için gerek duyulan tüm sosyal kurumlar Atatürk döneminde açıldı.
Ölçü Birimlerinde Yapılan Değişiklikler :
Atatürk dünya ile ilişkilerimizi düzenli yürütmek için ölçü birimlerinde değişiklikler yaptı.
Uzunluk ölçüsü birimi olarak arşın, endaze; ağırlık ölçüsü birimi olarak okka, dirhem gibi ölçüleri kaldırarak bugün kullanmakta olduğumuz ölçü birimlerini kabul etti.
Yurdumuzda daha önce takvim Hicri takvime göre düzenlenmişti. Buna göre dünyanın kullandığı takvimle aramızda 580 yıl kadar bir farklılık vardı. 1 Ocak 1926 tarihinden sonra bizde de Miladi takvim kullanılmaya başlandı. Eskiden ülkemizde ezani saat kullanılıyordu. Bu saat uygar ülkelerin kullandığı saate uymuyordu. Takvimde olduğu gibi saatler arasındaki bu uymazlık büyük karışıklıklara neden oluyordu. Bunları ünlemek için takvimle birlikte bugünkü kullandığımız saat kabul edildi.
Hafta tatili Cuma’dan Pazar gününe alındı.
(İLKELERİ)
Cumhuriyetçilik ilkesi
Tanımı :
“Yönetim biçimi olarak millet egemenliÄŸine dayalı, cumhuriyet rejimini öngörmek ve bunu bir yaÅŸam biçimi olarak benimsemektir. ”
Cumhuriyetçilik ilkesinin esasları
Cumhuriyet; millet egemenliğine dayalı bir siyasi rejim yani
Demokrasidir. Demokrasinin kul, mürit veya tebaa değil, birey ve vatandaş
Bilincinde olan, yasalar karşısında hak ve sorumlulukları nı
Bilen bir insan tipi ile ayakta kalabilir. Demokraside; devletin ve milletin bütün eylem ve işlemlerinin hukuk kuralları çerçevesinde olur. Hiç kimsenin yasalara aykırı davranma ayrıcalığı yoktur. Demokraside, siyasi görüş sahibi olma, siyasi parti kurma ve periyodik olarak yapılan seçimlere katılma özgürlüğü vardır. Demokrasilerde seçme ve seçilme özgürlüğünün ayrım gözetilmeksizin herkese tanınır. Demokraside dil, din, mezhep, cinsiyet ve siyasal görüş farkı gözetilmeksizin herkes yasalar önünde eşittir. Cumhuriyetçiliğ e candan bağlı bir birey; anayasa, yasa ve diğer hukuk kurallarına uyması gerekir. Anayasada belirtilen hukuk devleti, sosyal devlet, atatürk milliyetçiliği, insan haklarına bağlı devlet gibi cumhuriyetin temel niteliklerini bir yaşam tarzı haline getirir.
  Milliyetçilik ilkesi
Tanımı :
” KiÅŸinin içinde yaÅŸadığı toplumu sevmesi, onunla gurur duyması, onun yükselmesi ve ilerlemesi için her türlü fedakarlığı yapmasıdır .”
Milliyetçilik ilkesinin esasları
Milleti oluÅŸturan unsurlar; dil, kültür, ortak geçmiÅŸ ve birlikte yaÅŸama azmidir. Atatürk milliyetçiliÄŸinde ırk ve din, milleti oluÅŸturan unsurlar arasında sayılmaz, sadece ortak kültürü ÅŸekillendiren unsurlar olarak ele alınır. Atatürk milliyetçiliÄŸi ;birleÅŸtirici, bütünleÅŸtirici ve kaynaÅŸtırıcıdır.Irkçı lık gibi, ayrıştırıcı yaklaşımlar reddedilir.Atatü rk milliyetçiliÄŸinde bireyler, kendi çıkarlarından önce milletin çıkarlarını gözetir.”Ne mutlu Türk’üm diyene” vecizesinde ifade edildiÄŸi gibi kendini Türk hisseden herkesi Türk olarak kabul eder.Atatürk milliyetçiliÄŸi’ ne benimsemiÅŸ bir birey,geçmiÅŸteki tarihi baÄŸlardan güç alarak kendi milletinin tarihiyle gurur duyar.ancak diÄŸer milletleri küçümsemez.Atatürk milliyetçiliÄŸi; günümüzde çaÄŸdaÅŸ ve modern devlet ve toplum yapılarının benimsediÄŸi”kü ltür milliyetçiliÄŸi” dir.Irkçı ve ÅŸoven milliyetçilik anlayışları tarihten günümüze (Bosna, Kosova ve Kafkasya örnekleri gibi) insanlığa kan gözyaşı ve yıkım getirmiÅŸtir.
‘Kültür milliyetçiliÄŸi” insanlığın barış, huzur ve refah içinde yaÅŸamasını öngörür.
Gereksiz yanan bir ışığın söndürülmesinin boşa akan bir musluğun kapatılması ve devlet malının korunması Atatürk milliyetçiliğinin bir gereğidir.
Halkçılık ilkesi
Tanımı :
KiÅŸilerin dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar önünde eÅŸit olması ve halkın devlet için deÄŸil devletin halk için var olmasıdır. Kısaca “halkın halk tarafından, halk için idaresidir”
Halkçılık ilkesinin esasları
Halkçılık ilkesinde insanlar dil, din, mezhep, ırk, cinsiyet ve siyasi görüş farkı gözetilmeksizin kanunlar önünde eÅŸittir.Toplumsal sınıf kavramının yerine meslek gruplarının varlığını savunur.toplumsal grupların çatışmasını deÄŸil,meslek grupları’nın dayanışmasını öngörür.Yönetim biçimi olarak demokrasiye dayalı cumhuriyet rejimini öngörür.Devlet; her türlü eylem ve iÅŸlemde halkın çıkarını gözetir.Atatürk inkılaplarının hepsinin halkçılık ilkesi çerçevesinde, halkın yararları gözetilerek yapılmıştır.halkçı lık ilkesine göre ülkemizde;ilkokuldan , üniversiteye kadar halka ücretsiz eÄŸitim ve eÄŸitimde fırsat eÅŸitliÄŸi tanınmıştır.Halkçı lık ilkesine göre ülkemizde;ihtiyacı olanlara devlet hastanelerinde ücretsiz saÄŸlık hizmetleri verilir.
Halkçılık ilkesine göre ülkemizde; ücretsiz kültür hizmetinin devletin ana görevlerinden biridir. Halkçılık ilkesine göre ülkemizde; halkın ihtiyacı olan altyapı yatırımlarının tümü devlet tarafından yapılır. En ücra köylere kadar okul, sağlık ocağı, yol, elektrik, su ve sulama hizmetinin, hiçbir çıkar gözetilmeksizin yapılan bir halkçılık ilkesi uygulaması olduğu bilinmelidir.
Laiklik ilkesi
  Tanımı : Â
“KiÅŸi, Toplum Ve Devlet YaÅŸamına Egemen Olan Kuralların Tümünün Akla Ve Bilimsel Gerçeklere Dayalı Olması, Bireylerin Hiçbir Baskı Altında Olmadan Dinsel İnanç Ve İbadetlerinin GereÄŸini Yerine Getirebilmesidir. ”
Laiklik ilkesinin esasları
LaikliÄŸin ancak demokratik yöntemlerde uygulanabilir. LaikliÄŸin somut uygulama biçimi anayasamızın 24 üncü maddesinde açıkça belirtilmiÅŸtir. ( Türkiye cumhuriyeti anayasası madde 24 :” herkes,vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir…ibadet dini ayin ve törenler serbesttir.kimse, ibadete,dini ayin ve törenlere katılmaya,dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz,dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz… .Kimse,devletin sosyal,ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa,din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kiÅŸisel çıkar yahut nüfuz saÄŸlama amacıyla her ne suretle olursa olsun,dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan ÅŸeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.” )  Laiklik; temel hareket noktası olarak aklı ve bilimi temel alır.  L aik ülkelerde akla ve bilime dayalı olan pozitif hukuk kuralları uygulanır.  D insel hukuk kurallarının dogma olduÄŸu için güncelleÅŸtirilemez, dolayısıyla geçen dönem içinde geçerliÄŸini yitirerek toplum ve devlet yaÅŸantısının ihtiyaçlarına cevap veremez. Laik bir devlette herkes istediÄŸi dini ve inancı seçebilir, istediÄŸi dini ayin ve töreni yapabilir. Hiç kimse, dini ayin ve törenlere atılmaya veya katılmamaya zorlanamaz. Hiç kimse, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz . Hiç kimse, dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz veya suçlanamaz.
Dini inanç, ibadet ve kanaat özgürlüğünün devlet tarafından güvence altına alınır. Buna aykırı hareket edenler, Türk ceza kanununun ilgili maddelerince yargılanarak cezalandırılır. Laiklik, aklı kullanma becerisini en üst düzeye çıkaran bir anlayıştır.      Her türlü akıl ve bilim dışı hurafe laiklik tarafından reddedilir. Laiklik ilkesi; bütün gelişmiş devlet ve toplum yapılarının ortak anlayışıdır.
 Â
Devletçilik ilkesi
Tanımı :
“Türk toplumunun ve devletinin ekonomik ve sosyal kalkınmasını gerçekleÅŸtirmek için devlet iÅŸletmeciliÄŸi ile özel sektör iÅŸletmeciliÄŸinin birlikte ve uyum içinde çalışmasıdır.”
Devletçilik ilkesinin esasları
Devletçilik ilkesi; Atatürkçü düşünce sistemi’nin ekonomi teorisidir. DevletçiliÄŸin ana hedefi, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasını ivedilikle gerçekleÅŸtirmektir.        Devletçilik; devlet iÅŸletmeciliÄŸi ile özel sektör iÅŸletmeciliÄŸinin birlikte ve uyum içinde çalışmalarını öngörür. Cumhuriyetin ilk yıllarında yeterli sermaye birikimi olmadığı için özel sektör tarafından yeterli yatırım yapılamamış, bu boÅŸluÄŸu devlet doldurmuÅŸtur.
Günümüzdeki güçlü ekonominin temelleri, cumhuriyetin ilk yıllarında devletçilik sayesinde atılmıştır. Devletçilik ilkesi sayesinde Türkiye ekonomisi, günümüzde, dünya sıralamasında 17 nci sırada yer almaktadır. Devletçilik anlayışı; özel sektör iÅŸletmeciliÄŸine karşı deÄŸildir. Tam tersine Türk özel sektörü devlet eliyle oluÅŸturulmuÅŸtur. Devletçilik ilkesi çerçevesinde, günümüzde devlet özel sektörün baÅŸarabileceÄŸi alanlardan çekilebilir. Atatürk’ün devletçilik anlayışı, özelleÅŸtirmeye karşı deÄŸildir. Akıl, bilim ve toplumsal gerçekler özelleÅŸtirmeyi öngörüyorsa buna karşı çıkmaz. Devletçilik ilkesi çerçevesinde, devlet; stratejik ve altyapı yatırımlarından vazgeçemez. Devletin gap projesi, enerji santralleri, karayolları, demiryolları, limanlar, havalimanları , elektrik ve su projeleri yapması, özel sektörün yatırım yapmadığı bölgelere devletin yatırım yapması devletçiliÄŸin ölmediÄŸinin en güzel örnekleridir.
 Â
İnkılâpçılık ilkesi
Tanımı :
“Atatürkçü düşünce sistemi’ne dinamizm kazandıran ilkedir. Toplumun ihtiyaçları doÄŸrultusunda çağın, aklın ve bilimin gerektirdiÄŸi yeniliklerin en kısa zamanda yapılmasını savunan ilkedir.”
İnkılâpçılık ilkesinin esasları
İnkılâp, devlet ve toplum düzenindeki aksayan kurumları kaldırarak yerlerine ihtiyaca cevap verebilecek yeni kurumların oluÅŸturulması anlamına gelir. Bu günkü demokratik, laik ve çaÄŸdaÅŸ devlet ve toplum yapısına Atatürk inkılâpları ile geçilmiÅŸtir. KöhnemiÅŸ ve geçerliliÄŸini yitirmiÅŸ, topluma yarardan çok zarar getiren kurumların kaldırılıp atılarak yerine aklın ve bilimin doÄŸrultusunda yeni kurumların getirilmesi inkılâpçılığın en önemli gereÄŸidir. İnkılâbın duraÄŸan deÄŸil, sürekli ve dinamik bir biçimde uygulanması gerekir. Dünyanın sürekli deÄŸiÅŸmekte ve bu deÄŸiÅŸen ÅŸartlara ayak uydurmak devletimiz ve milletimiz için en önemli zorunluluktur. Atatürk inkılâplarını çağın koÅŸullarına göre geliÅŸtirmeyip aynı ÅŸekilde korumak Atatürkçü düşünce sistemi ve inkılâpçılık ilkesine aykırıdır. 20 nci yüzyılda ortaya çıkan bütün ideolojilerin yıkılmasına raÄŸmen Atatürkçü düşünce sisteminin dimdik ayakta durması gerçeÄŸi, inkılâpçılık ilkesinin dinamik yapısından kaynaklanmaktadı r. İnkılâpçılık ilkesine göre;”deÄŸiÅŸmeyen tek ÅŸey, deÄŸiÅŸimin kendisidir”. İnkılapçılık ilkesinin yaÅŸatılması ile Atatürkçü düşünce sistemi ve bu sistemi oluÅŸturan Atatürk ilkeleri çaÄŸlar deÄŸiÅŸse de geçerliliÄŸini ve önemini yitirmeyecektir.
ATATÜRK’ÜN İLKE VE İNKILAPLARIATATÜRK’ÜN İLKE VE İNKILAPLARIATATÜRK’ÜN İLKE VE İNKILAPLARI
ATATÜRK’ÜN İLKE VE İNKILAPLARIATATÜRK’ÜN İLKE VE İNKILAPLARIATATÜRK’ÜN İLKE VE İNKILAPLARIATATÜRK’ÜN İLKE VE İNKILAPLARIATATÜRK’ÜN İLKE VE İNKILAPLARIATATÜRK’ÜN İLKE VE İNKILAPLARIATATÜRK’ÜN İLKE VE İNKILAPLARI


Yorum Yazayım